Bilinç ve bilinçdışı ruhlarımızın bir parçasıdır. Sorun şu ki, bilinç, insan ruhunun en önemli parçası olan bilinçdışını kontrol edemez. Buna daha ayrıntılı olarak bakalım.
Bilinç ve Freud için bilinçsiz
Sigmund Freud, göze çarpmayan süreçlerin insan ruhunda işlediğini söyleyen ilk bilim adamıydı. Ona göre, her insanın farkında olmadığı bir içsel ikiliği vardır. Bilinçaltında, yalnızca bir zamanlar bilinçte olan, örneğin, unutulmuş bir düşünce ya da güçlü deneyimler olabilir. Bilincimizle çatışan düşünceler var. Toplum için uygun değiller, uygun çıkışa sahip değiller, aslında durum çözülmez. Gerçek şu ki, bilinçdışı deneyimler bilincini etkilemeye devam ediyor. Bastırılan enerjinin büyük bir kısmı psişeyi olumsuz yönde etkileyebilir. Bilinçaltı, bir zamanlar deneyimlenen güçlü deneyimleri içerir, fakat onlar, kişiyi gönül rahatlığıyla mahrum eden düşünceler olarak çok fazla işkenceye neden olmaz.
Çocuğun doğumundan itibaren ahlak geliştirmek. Toplum için yararlı olan şey iyidir. Onlar için karlı olmayan şey kötüdür. İçimizdeki "kötü" işler için bizi "cezalandıran" bir vicdanımız var ve bir insan kendi içindeki "kötü" yi keşfettiğinde, her şeyini, hatta kendi bile olsa, tüm gücüyle saklamaya çalışır. Böylece, bilinçdışı, iç çatışmanın arka planına karşı kendini gösterir. Yetkin bir yetiştirme ile, bu çatışma azaltılabilir. Neyse ki, toplumumuz yavaş yavaş ama kesinlikle eğitim süreçlerini geliştirmeye başlar.
Jung'ta Bilinç ve Bilinçsizce
Carl Jung, Freud'un bir öğrencisiydi. İlk başta öğretmeninin görüşlerini paylaştı, ama belli bir süre sonra aralarında bir yanlış anlaşılma vardı. Jung, bilinçdışının sadece yaşayan düşünceleri değil, tüm insanlıktan miras kalanları da alabileceğine inanıyordu. Farklı kültür ve milletlerden insanların benzer psişik tepkiler gösterdikleri konusunda pek çok teyit buldu. Böylece, yeni bir ifade yarattı - kolektif bilinçdışı.
Zaman ve kültürlerin değişmesine rağmen, çevre dünya ile ilişkilerin sorunları aynı kaldı. Bilinçsiz olmadan, bilinç basitçe mevcut olamazdı. Bilincine zarar vermez, ama onu dengeye getirmeye çalışır. Kolektif bilinçdışının insanların deneyimlerini yatırım yaptığı belirli davranış kalıplarını içerdiği ortaya çıkıyor. Hayatta kalmak ve evrimleşmek için çözülmesi gereken sorunlardan önce ortaya çıkar. Kişiliğimizle oynamak, bilinçsizliği zihinsel gelişime itmektedir, çünkü her birimizde daha yüksek seviyede bir enerji titreşimi geliştirme ihtiyacının doğal olarak doğası gereği vardır, bu nedenle sadece var olmak değil, aynı zamanda zihinsel gelişim programını gerçekleştirmek önemlidir.
Bilincin ve bilinçdışının ilişkisi
Bilinç psikolojisi ve bilinçdışı çok farklıdır. Fakat genel olarak, ruh, bilinç ve bilinçdışı, bireyin etrafındaki dünyaya uyarlanabilirliğini ve adaptasyonunu sağlar. Sorun şu ki, insanlar sakin bir şekilde sıralamak yerine, hoş olmayan düşünceleri bastırmaya çalışıyorlar. Buradan ruhsal bozukluklara yol açan heyecan, endişe, panik başlar.
Bilinçaltı, bir kişinin dar bilincini "kırabilir". Kişisel problemlerini, duygularını ve hedeflerini umursamıyor.
Aklımızda sürekli olarak bir milyon düşünce ve farklı sorular geliyor. Onları çalıştırmayın. Bilinçaltınızın taleplerini dinlemeye çalışın ve kendiniz için harika keşifler yapmanıza yardımcı olur.